2001 yılında Türkiye büyük bir mali kriz yaşadı.Ancak krizin makro göstergelere olumsuz etkisi uzun sürmedi.2002’den itibaren enflasyon ve faizler düşmeye ,döviz kuru istikrar kazanmaya ,dış ticaret ve milli gelir büyümeye başladı.İş dünyası dolayısıyla ilgili açıklamalarda bulunan Taytrans Yönetim Kurulu Başkanı Fatoş Somsa Meclis Haber’e konuştu.
Fatoş Hanım sizi tanıyabilir miyiz?
1972 yılında Erzincan’da doğdum.1979 senesinde ailemle birlikte İstanbul’a yerleştim.Ticaret lisesi mezunuyum.Lise döneminde iki yıl Etibank’ta cari hesaplar –müşteri ilişkileri departmanında stajyer olarak çalıştım.Okulu bitirdikten sonra muhasebeci olarak iş hayatına atıldım.Şansım bir gümrük firmasında işe başlamış olmamdı.Beş yıl süren muhasebecilik yaşamımda iyi bir dinleyici,araştırmacı ve gözlemci olmam,muhasebeciliğin yanı sıra ihracat gümrükleme departmanında düzenli olarak çalışmam bende iyi bir birikim oluşturmuştu.Bu nedenle birikimlerimi en iyi şekilde değerlendirmek ve kendimi daha fazla geliştirebilmek adına nakliye sektörüne geçiş yaptım.
Taytrans’ın kuruluşundan sonra bir yandan şirketi iyi bir noktaya taşımak için yoğun bir şekilde çalışırken , diğer yandan kendi kişisel gelişimimden ve hobilerimden vazgeçmedim.Aynı süre içinde Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde lisans eğitimi aldım ve Cambridge Bell International Scholl’da dil eğitimimi tamamladım.Diğer taraftan ; “Ulusal Köy Kütüphaneleri”adı altında Gazi Güder tarafından başlatılan çok güzel bir projenin Avrupa Yakası temsilciliğini yapıyorum.Bu proje ; kitaba ve kütüphaneye gereksinimi olan köylerle ,onlara destek olmak isteyen insanlarımız arasında bir köprü görevi görmektedir.Mutlaka herksein kütüphanesinde atıl olarak duran muhtelif kitaplar var.Çocuk kitaplarından romanlara,ansiklopedilere,ders kitaplarına kadar her çeşit kitabı bağışlamak isteyen gönüllülerden yardımları topluyoruz ve kütüphanesi olmayan köylere,okullara kütüphane kuruyoruz.Bunun yanında bilgisayar,giysi,kırtasiye ve oyuncak yardımları da gönderiyoruz.Bugüne kadar yaklaşık 180 köye bu destekleri sağladık.Sırada bekleyen yaklaşık 250 okul yada köy var.
Biraz da firmanızı tanıyabilir miyiz? Taytrans ismi nereden geliyor?
Benim çocukluğumdan beri atlara ciddi bir merakım var ve son altı yıldır binicilik yapmaktayım.”Tay” ismi de buradan geliyor.Taytrans 1996 yılında havayolu kargo taşımacılığı alanında hizmet vermek üzere kuruldu.1997 yılı itibari ile denizyolu full ve parsiyel konteynır kargo taşımacılığına da bünyesine kattı.Bugün 10.yılını geride bırakan Taytrans ,Utikad ve Fiata üyesi olarak dünya çapında geniş acente ağı ile ; İstanbul Havalimanı,Ankara ,İzmir ve Mersin şubeleri ile özellikle ithal kargolar için hava ve gemi yoluyla servis vermeye devam etmektedir.Özellikle ithal kargolar diyorum çünkü biz bu işe başladığımız zaman gördük ki ,Uzakdoğu ve Amerika’dan taşımacılık talebi oldukça yüksek. Uzmanlık alanınızı birazdan gelen talepler belirliyor ve piyasa şartlarına göre hareket ediyorsunuz. Müşteri kitlemiz ve ürün çeşitleri oldukça geniş bir yelpazeye yayılıyor.
13 Nisan’da yılın en başarılı iş kadını ödülünü alacaksınız.Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Bu ödül benim için bir yandan sürpriz olurken,diğer yandan da yıllardır müşteri memnuniyeti odaklı çalışmalarımızın meyvesi olarak görüyorum.Muhtelif sektörlerde yapılan anketler sonucu en çok önerilen isim olmak gerçekten gurur verici.Bu başarı tek başına benim başarım değil,bu bir ekip işi ve biz taytrans ekibi olarak böyle bir ödülü hak etmenin gururunu birlikte yaşıyoruz.
Türkiye lojistiğin gelişmesi için gerekli olanak ve yeteneklere sahip mi? Sektörde coğrafi, fizikse ve kurumsal altyapı eksiklerimiz nelerdir?
Türkiye stratejik konumunun avantajlarından henüz tam anlamı ile yaralanamıyor.Oysa ciddi anlamda bir yatırım yapılırsa lojistik üssü olabilecek bir konumda.Son yıllarda bu alanda lojistik sektörü üzerine ciddi çalışmalar var ve umarım istenilen gelişmeyi en kısa zamanda sağlayabiliriz.
Neden Türkiye bir dağıtım üssü haline gelmesin burada toplanıp Avrupa’ya,Orta Doğu’ya ve Balkanlara aktarılmasın.Mesela Dubai,Yunanistan,Mısır sadece konteynır geçişlerinden kazandıkları paralarla ülkelerine ciddi katma değer katıyorlar.Taşımacılık sektörü ile ilgilenen herkes bu konuda hemfikir ve bunlar hep söylenip yazılıyor.
Lojistikte dış kaynak kullanımı ve yararları hakkında neler düşünüyorsunuz?
Yabancı sermaye ülkemize geldiğinde mevcut kurulu yatırımları almak yerine kendisi yatırım yapacak şekilde geliyorsa mutlaka gelmeli ve yabancı yatırımcı özendirilmeli ancak ben mevcut oturmuş bir takım kurumlarımızın , işletmelerimizin satılması yoluyla gelen sermayeye çok sıcak bakmıyorum.Sadece yabancı sermaye gelsin diye bankamız satılsın,limanlarımız satılsın ,hava yollarımız satılsın mantığı bana çok doğru gelmiyor.
Stratejik bir şeylerin elimizde kalması gerektiğine inanıyorum.Yabancı sermayenin mutlaka yararları da var ,istihdam yaratıyor,rekabet artıyor ve artan rekabet hizmet kalitesini ürün kalitesini de beraberinde getiriyor.
Bugün Avrupa Birliği’ne üye olursak birkaç yıl içerisinde sizce ekonomimizde ne gibi değişiklikler görülecektir ?
Avrupa Birliği’ne üye olacağımızı hiç düşünmüyorum.Yıllardır süren Avrupa Birliği sürecini
AB’nin Türkiye’yi zayıflatmak,parçalara ayırmak ve böylelikle de sonunda isteklerini elde etmek için sürdürdüğü bir süreç olarak görüyorum.Karşınıza çıkarılan sorunlara ve taleplere bir bakın.Sözde ermeni soykırımı,Kıbrıs sorunu,Ege sorunu, v.s. Önümüze çözülmesi gereken sorun olarak konuların ardı arkası kesilecek gibi görünmüyor…Bir takım tavizler vererek Avrupa Birliğine girmenin bir anlamı olmasa gerek.Diğer taraftan Avrupa Birliği sürecinin olumlu bir takım etkileri de yok değil.Uyum süreci içerisinde yapılan bir atkım düzenlemeler ile kalite standartlarımız yükseliyor…
Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği içinde lojistik alanında ne gibi gelişmeler göstermeye ve yatırımlar yapmaya ihtiyacı var ?
Avrupa Birliği’ne girsek de girmesek de bu yatırımların yapılması gerekiyor.Türkiye’de ihracatçı firmalara yüklenen gümrük,iç taşıma,vergiler .v.s . gibi masraflar dış piyasa da rekabet edebilme şansını azaltıyor.Doğu Anadolu’nun ,Güneydoğu Anadolu’nun gelişmesini istiyorsak, bu bölgelere yatırım yapılsın diyorsak buralarda olacak üretimlerinde dağıtım maliyetlerini batıdaki ile eş değer hale getirmemiz gerekiyor ki yatırımcı firmaları bu noktalara çekebilesiniz.Eğer limanlara yakın bir noktada üretim yapmıyorsanız , ürettiğiniz ürünü gemi yoluyla yüklemek istediğinizde en yakın limana taşımanın maliyeti çok yüksek bu nedenle dış ticaret hacmini genişletmek , üreticilere rekabet edebilme şansını vermek için özellikle ihracat bürokrasisinin azaltılması ve demir yollarının genişletilerek mutlaka daha örgün ve daha yaygın hale getirilmesi gerekiyor.Olaya sadece lojistik sektörünün gelişimi olarak bakmamak gerekiyor,Denizcilikte ve deniz taşımacılığında gelişmiş ülkelere baktığımızda mesela Danimarka’yı,Hollanda’yı,Belçika’yı,Yunanistan’ı görüyorsunuz ama Türkiye’yi göremiyorsunuz.Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak bu gerçekten üzücü bir durum.Türkiye Doğu ile Batı’yı birbirine bağlayan köprü olarak ;dağıtım yada lojistik üssü olabilecek kapasitede inşa edilmiş yeni limanları , bürokrasiden arındırılmış hukuki düzenlemeleri sonrasında bu konuda çok cazip bir ülke haline gelebilecektir.Diğer taraftan kalifiye eleman sorununuza kalıcı bir çözüm getirilmesi gerektiğini de düşünüyorum.Sektörle ilgili derneklerimizin bu alanda çalışmaları var ancak yeterli değil.Herkes kendi içinde kalifiye eleman sorununu çözmek için bir şeyler yapıyor.Biz Taytrans olarak ”Taytrans Taşımacılık Eğitimi” adında bir kitap hazırladık.Bu kitapta hava ve gemi taşımcılığında bilinmesi gerekenler ana hatlarıyla anlatılıyor.Bizimle çalışmak isteyen arkadaşlarımız öncelikle bu kitaptan teorik eğitim alıyorlar.Bunun ardından düzenli bir şekilde teorikden pratiğe geçiş çalışmalar yapıyoruz.Ama netice itibari ile bu sektörel olarak yaşadığımız kalifiye eleman sorununa kendi içimizde bulduğumuz bir çözüm.Bu sorunun daha geniş bir şekilde ele alınması ve bu doğrultuda çözümler bulunması yada üretilmesi gerektiğine inanıyorum.
Taytrans olarak geleceğe yönelik proje ve hedeflerinizden bahseder misiniz?
Taytrans kısa sürede inanılmaz başarı gösterdi.Her anlamda sıfırdan yaratıldı.Bununda temelinde ikili ilişkiler ve iyi hizmet yatıyor.Amatör ruhumuzu hiçbir zaman kaybetmedik,kimsenin güvenini kırmadık.Müşterilerimize bakışımız duruşumuz 10 yıldan bu yana hiç değişmedi, değişmeyecek de ….Yöneticisinden sekreterine Taytrans’ı Taytrans yapan bu unsurla olduğuna inanıyoruz.Bütün müşterilerimiz bizimle 7 gün 24 saat irtibat kurabiliyor ve hiyerarşiden uzak bir şekilde ulaştıkları arkadaşımızla soru ve sorunlarını tek elden çözebilmenin rahatlığını yaşıyorlar.Biz bu yıl itibariyle ihracat pazarına ağırlık vermeyi düşünüyoruz ve özellikle Ortadoğu ve Balkanları ele alarak bu konuda gerekli çalışmalarımızı başlatmış bulunmaktayız.Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada Taytrans firması kazanacağı yeni başarıların imzasını dostlarıyla birlikte atmaya devam edecektir.
|